Daha ne kadar yanlışlarınızın doğruları götürmesine izin vereceksiniz?

Son günlerde herşeyin suçunu, bozuk eğitim sistemimize yükler olduk!
Avrupa Birliği’ne bir türlü giremeyişimiz, sık tekrarlanan magazin programları, haftalarca insanları ekranın başına kilitleyen star ve eş bulma yarışmaları… Herşeyin sorumlusu o! Hatta doğal afetlerde ve trafik kazalarında bu kadar yüksek kayıpların tek nedeni de o!
Oysa Bilgi toplumuna geçen dünyada bozuk eğitim sistemine tahammül olmaz.
Sorgulayan, yenilikçi, yaratıcı ve girişimci bireyler bilgi toplumunu oluşturacak. Gelecekte ancak bilgiyi yönetebilen kişiler var olacak. Bilgiyi değerlendiren, yöneten ve hatta üreten bireyler…
Ezberciliği körükleyen, tüketim odaklı insan yetiştiren eğitim ve değerlendirme sistemiyle bu biraz zor gerçekleşir.
4 yanlışın 1 doğruyu götürdüğü sınav sistemleriyle yetkinliklerimizin değerlendirilerek “geleceğimizin” belirlendiği bir toplumda 4 değil 1 yanlışa dahi tolerans yok.
Yanlışa tahammülü olmayan bizler, hatalarımızdan ders almak yerine, suçu onun bunun üzerine atarak, aynı hataları defalarca tekrarlamaktan sakınmıyoruz. Sorumluluğu da hep birlikte öğretmenlerimiz, anne ve babalarımız, arkadaşlarımız ve hatta önceki işyerindeki yöneticilerimize yüklüyoruz; “Öğrettiler de biz mi öğrenmedik?”
5 şık sunulmadan doğru cevabı bulmaya alışkın olmayan bizlerden; sorgulamayı, çözüm önermeyi ve yaratmayı beklemek hayalperestlik değil midir?
Ezberci eğitim sistemiyle önümüze ne koyulursa arasından seçim yapmaya alışkın, fikirlerimizi açıkladığımızda “yeni icat çıkarma” tepkisiyle karşılaşan, emanet düşüncelerle hayatına yön veren bizler, bilgi toplumunda ancak tüketici olarak yer bulabileceğiz. O da şansımız olursa…
Hadi biz şanslıyız, internetten az çok haberimiz var. Bu yazıyı okuduğunuza göre siz de bir teknoloji okur yazarısınız . Peki; yapılan onca yatırıma ve emeğe rağmen üzerlerindeki örtüleri, merasimle açılan bilgisayarlara sahip olan bazı okulların öğrencileri ne olacak? Durun, hemen okul yönetimini ve öğretmenleri suçlamayın. Siz olsaydınız üzerinize zimmetli, maaşınızın üç dört katı değerindeki bilgisayarı öğrencilere bozdurma riskini üstlenir miydiniz?
Şimdi; eğitim ve geliştirme sorununu kendisi dışında sisteme, öğretmenlere, ebeveynlerine, arkadaşlarına, yöneticilerine ve hatta insan kaynaklarına yükleyenlere sesleniyorum; Arkadaşlar uyanın! Atı alan üsküdarı geçti siz hala suçu ona buna atmakla meşgulsünüz.
Kişisel gelişim sorumluluğunuz “size” aittir. Şanslıysanız şirketinizde zaten uygulandığı için gelişim planınız mevcuttur. Eğer yoksa, hemen bir tane oluşturmalısınız. Her an herşeyin değiştiği bilgi çağında demode olmamak için herkesin bir kişisel gelişim planı olması gerektiğini unutmayın.
“Sürekli öğrenme” ve “kişisel gelişimi” yaşam tarzı haline dönüştürmeyi hedefleyenler için birkaç öneride bulunmak istiyorum:
1. Mutlaka mesleğinizle ilgili bir derneğe üye olun . Derneğe üye olarak kişisel iletişim ağınızı genişletmenin yanısıra, derneğin yayınlarından, aktivitelerinden, eğitim ve kongrelerinden yararlanma fırsatı elde edersiniz. Daha aktif rol almak isteyenler çeşitli çalışma grupları ve projelerde sorumluluk üstlenerek ve uygulamalar yaparak kendilerine sonsuz gelişim olanakları yaratabilir.
2. Model belirleyin: Mesleğinizde başarılı bulduğunuz bir profesyonel belirleyin ve onun tüm projelerini takip etmeye çalışın. Bu kişiyi tanıyorsanız, onunla gelişim planınızı paylaşabilir ve önerileri doğrultusunda hareket edebilirsiniz. Tanımıyorsanız; yazılarını, konuşmalarını takip edin ve tanışma fırsatı yaratın. Siz onlar için zaman ayırıp onları anlamaya çalışırsanız; bu kişiler de ilginizi hiçbir zaman karşılıksız bırakmazlar ve zamanları elverdiğince sizlere yardımcı olmaya çalışırlar.
3. Mesleki gelişim: Düzenlenen kongrelere, eğitim aktivitelerine, Lisansüstü ve sertifika programlarına, uzun veya kısa dönemli kurslara katılın. Zamanınız yoksa internet yoluyla eğitim ve sertifika alabilirsiniz. Bunun için yeterli bütçe ayıramıyorsanız, konularınızla ilgili kitapları okuyun.
4. Internetten yararlanmayı öğrenin . Bilgi kirlenmesi yaşadığımız bu günlerde doğru kaynağa ulaşmak giderek zorlaşıyor. Neyi aradığınızı bilmek zaman kaybını engelleyecektir. Arama motorlarını etkin kullanmayı, bulduğunuz bilgiyi değerlendirmeyi öğrenmek için konunun çerçevesini anlayın. Gerekirse uzman kişilerin sizi yönlendirmesini isteyin.
5. Tartışma mail gruplarına üye olun: Sanal dünyanın insana getirdiği en büyük kolaylıklardan biri, tartışma gruplarıdır. Kendi konunuz ve gelişmek istediğiniz alanlarla ilgili bir veya birkaç gruba mutlaka üye olun. Takip edin, yabancı yerli ilginizi çeken kişilerle bilgi paylaşın, iletişim kurun.

Bir Cevap Yazın