Önce Güvenlik

Minik Ayse o gün okula başlayacaktı. Annesinin pazardan aldığı kırmızı barbie çantası, özenle taranmış ve pembe kurdelelerle iki yanda toplanmış saçları ve ışıl ışıl iri ela gözleriyle çok  sevimli görünüyordu. Babası onu okula götüreceğine söz verdiği için vardiyasını değiştirmişti. Ayşe evin peneceresinin önünde, giderek artan bir heyecan ve sabırsızlıkla babasının eve dönmesini bekliyordu.

Ancak babası bir daha eve hiç dönemedi…

Çoğu zaman ve yeterince şanslıysak, iş kazalarından üçüncü kişiler vasıtasıyla haberdar oluruz. Üzüntülü bir ifade takınmış bir haber spikerinden, okuduğumuz gazete ya da internetin bir köşesine sıkışmış birkaç satırdan öğreniriz detayları. Uzuluruz, alınabilecek basit onlemleri neden almadıklarını sorgularız. Sonra haber spikeri farklı bir konuya geçer, ya da biz farklı bir habere atlarız. Acıyı ve ateşi düştüğü yere öylece bırakıp hayata kaldığımız yerden devam ederiz.

Tehlike yaratabilecek unsurlara ilişkin yazılı sözlü uyarıları zamanında yapmak, eğitimler vermek, iş güvenliğini sağlamak ve iş kazalarını engellemede yeterli olur mu? Belki evet ama birçok iş kazası bunlar yapıldığı halde gerçekleşebiliyor.

Yıllar önce ben de iş kazası istatistiklerine girmekten kılpayı kurtulmuştum. Endüstri Mühendisliği atölye stajında oksijen kaynağı yapmamız gerekiyordu. İşleme başlamadan önce görevli öğretmen bizleri genel olarak bilgilendirmiş, bone , eldiven ve gözlük takmamız konusunda uyarmıştı. Ancak nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde kaynak yaparken elimdeki telle kulağımı yakmıştım. Çok şanslıydım, nokta şeklinde bir yanıktı ve ucuz atlatmıştım. Sonrasında saçıma bone takarak çalışmaya devam etmiş ve kaynak odasında bulunduğum sürece gözlüğümü hiç çıkarmamıştım. Öğretmenin genel olarak yaptığı uyarı “bir kulağımdan girip bir kulağımdan çıkmıştı”. Peki kulağımı yakma deneyimim, bende farkındalığın da ötesinde ruhani ve fiziksel bir aydınlanmayı nasıl yaratmıştı? Bu deneyimimden yola çıkarak İş Güvenliği konusunu üst yönetimin gündemine nasıl sokacağınız, insanların bu konuyla ilgili farkındalıklarını ve davranış değişikliği nasıl sağlayacağınız konusunda önemli ipuçlarını paylaşmak istiyorum.

İnsan Yönetimi Profesyonelleri olarak “İş Güvenliğiyle” ilgili farkındalığı nasıl sağlarız?

  • İnsanlar genel olan şeylere yeterince ilgi göstermezler. Kendileri dahil olmazlarsa olaya üçüncü tekil şahıs penceresinden haber izler gibi bakıp seyirci kalabilirler. Onları konuya dahil etmenin yolunu bulmalısınız. Konuyu kişiselleştirin ve beynin duygusal bölümünü aktif hale geçirmeye odaklanın. Bunu yaşanmış “kaza” ve “kıl payı” örneklerini hikayeştirip paylaşarak sağlayabilirsiniz. Çalışanların çoğu komik duruma düşmemek ya da yanlış birşey yaptığı için cezalandırılmamak adına “kıl payı” hikayeleri kendilerine saklarlar. Yani başlarına gelen iş güvenliğiyle ilgili olayları yakalanmadıkları sürece paylaşmazlar. Bu da olabilecek olayları önlemek ve kişileri bilinçlendirmeyi engeller. Bu bakış açısını değiştirin ve bu örneklerin paylaşımında öncü olun ve kişileri cesaretlendirin. Konuyu kişilleştirmenin bir diğer yolu kişilerin kendilerini kahramanların yerine koyabilecekleri eğitici hikaye ve filmler hazırlamak, eğitim ve duyurularla bunların paylaşılmasını sağlamak.
  • İş Güvenliğinin sadece bir grubun ve/veya üst yönetimin işi haline gelmesine izin vermeyin. Çalışanları İş Güvenliğiyle ilgili proje gruplarınızın içine dahil edin. Konuyla ilgili sadece sorumluluk vermeyin aynı zamanda yetkilendirin. Sorumluluk ve yetki verdiğiniz kişiler birbirinden parlak ve uygulanabilir fikirlerle size geleceklerdir, değerlendirin ve küçük, büyük demeden uygulamaya geçirip kişileri cesaretlendirin. Unutmayın küçük olan ancak uygulanan fikirler büyük olan fikirlerin önünü açacaktır.
  • Her organizasyon kültürünün kendine özgü farkındalık yaratma araçları vardır. Çalışanların kendilerine en iyi hitap edecek araçları seçmesi ve kullanmasına olanak tanıyın. Örneğin bir iş yerinde elektronik haberleşme işe yarayabilirken diğerinde duvara asılan bir pano daha kullanışlı olabilir.
  • İş Güvenliğiyle ilgili hedefleri belirlerken egitimin verilmesi, prosedür ve talimatnamelerin yazılması gibi işi tamamlamaya yönelik hedeflerden ziyade sonuca yönelik kademeli iyileştirilmiş hedefler belirlenmesine destek olun. Örneğin depo alanının yanıcı maddelerden temizlenmesi, acil durumlarda işyeri tahliye tatbikatlarının en kısa sürede güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi gibi.

Adı İş Güvenliği olsa da konunun özünün insan olduğunu unutmamalı ve unutturmamalıyız. İnsan güvenliğinin olmadığı bir ortamda bağlılık, motivasyon, yetenek yönetimi gibi insan’a dair konuları konuşmak, günlerdir aç ve susuz olan bir insana pasta ikram etmek gibidir. Çalıştığı ortamda her an yangın çıkabileceği, patlama olabileceği, makinaya elini kaptırabileceği korkusuyla yaşayan insanlara “bedenin yetmez yüreğini de işe getir” derseniz “komik” duruma düşersiniz.

Is kazalarina konu olan kişiler rapordaki bir istatistik ya da üzülüp geçeceğimiz bir haber değil, en önemli konumuz olan “insan”ımızdır. İşte bu yüzden biz İnsan Yönetimi profesyonellerinin birinci önceliği  “İnsan Güvenliği” olmalıdır.

Bir Cevap Yazın