İnsan Yönetimi Profesyonelleri ve Stratejik Ortaklık

Değerler bir insanın özellikle verdiği ya da vermediği kararları, aldığı ya da almadığı aksiyonları anlamak ve onu tanımak için çok önemli kriterlerdir. Değer kavramını basit bir örnekle anlatacak olursak, ofisinize doğru yürürken önünüzde bir kişinin elleri kolları dosyalarla dolu olduğu halde bir yandan da valizini çekmeye çalıştığını hayal edin. Yardımseverlik değerine sahipseniz bu kişiye yardım etmeyi seçebilirsiniz, böyle bir değeriniz yoksa yolunuza devam edersiniz.
PERYON Bilgi Yönetimi olarak İnsan Yönetimi profesyonellerini daha iyi tanımak ve değerlerini anlamak amacıyla bu konuda bir araştırma düzenlemeye karar verdik. Şans eseri yolumuz sağlık çalışanları üzerine değerler çalışması yapan Doç. Dr. Mine Afacan Fındıklı’yla kesişti. Mine Hanım Bilgi Yönetimi Çalışma Grubunun üyesi olarak araştırmamızı gerçekleştirdi. Aynı zamanda, Schwartz değerler ölçeğini kullanarak 500’ün üzerinde İnsan Yönetimi Profesyonelinin katılımıyla yaptığı bu araştırmayı konu alan İş Değerleri ve Çalışma Hayatına yansımaları adlı bir kitap da yazdı.
Araştırmaya göre İnsan Yönetimi çalışanları yaş aldıkça ve yöneticilik pozisyonlarına ilerledikçe daha muhafazakar oluyorlar ve değişime açıklıkları azalıyor. Yeni mezunlar ise istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde hazcılık olarak çevrilen hedonistik yaklaşıma sahip oluyorlar ve değişime daha açıklar. Keyif aldıkları işleri yapmak ya da yaptıkları işlerden keyif almak istiyorlar. Daha ben merkezciler, bağımsız çalışmak, keşfetmek, yaratıcılıklarını kullanmak ve seçme şanslarının olmasını istiyorlar. Yönetici ve kıdemli grup ise başkalarını üzecek ve zarar verecek davranışlardan kaçınıyor, sosyal kaideleri bozmamayı daha özenli davranmayı seçiyor ve güvenliğe önem veriyorlar. Benzer ilişki eğitim seviyesi arttıkça da ortaya çıkıyor. Yani lisans, yüksek lisans gibi dereceler ilerledikçe değişime açıklık azalıyor.
Kongremizde araştırmayı paylaştığımız oturuma üst yönetimi temsilen konuşmacı olarak Tat Gıda Genel Müdürü Arzu Aslan Kesimer katıldı. Kesimer, İK departmanlarında yönetici olarak; stratejik düşünen, kendi departmanını kurma aşamasında da potansiyel kişileri seçen, yetenek yönetimi uygulayan, iyi liderlik yapan ve koçluk verebilme yetkinliğine sahip stratejik ortak olmayı başarmış kişilerle çalışmayı tercih ettiğini vurguladı.
Sıklıkla değişime yönetiminin önemini vurgulayan biri olarak araştırmanın sonuçları beni şaşırttı. Stratejik ortak olmayı başarabilmek için iş liderlerine en doğru çözümleri en etkin şekilde sunmak gerekiyor. Bunun için de değişime açıklık değerinin önemli olduğuna inanıyorum. Aynı zamanda İnsan Kaynakları Liderleri kendilerini sürekli geliştirebilmeli, mevcut süreçleri sorgulayarak değişimi yönetebilmeliler.
Hala birçok kişinin “Biz elimizden geleni yapıyoruz ancak üst yönetim İnsan Kaynaklarını stratejik ortak olarak görmüyor, önem vermiyor” düşüncesine sahip olduğunu görüyorum. Bu onların konuya henüz proaktif yaklaşamadıklarını gösteriyor. İnsan Yönetimi profesyonelleri kendi gündemlerini iş liderlerine kabul ettirmek yerine onların dilinden konuşmayı öğrenmeliler. İşe hakim olmalı, dış müşteriyi anlamalı, sayılar ve gerçekleri ortaya koyabilmeli, insanlarla iyi iletişim içinde sonuçlara ulaşmalı ya da ulaşılabileceğini göstermeliler.
Bunları yaparken başkalarında geliştirmeye çalıştıkları liderlik yetkinliklerine sahip olup çatışma yönetimi, düşüncelerini etkili bir şekilde ifade etmek, üst yönetim ve ilişkileri yönetmek, politik olmak gibi yetkinlikleri etkin bir şekilde kullanabilmeliler. Birçok kişinin politikayla ilgili olumsuz düşünce ve inançlarının olduğunu nedense politik olmanın doğru olmamak ya da manipülasyonla karıştırıldığını gözlemledim. Oysa ilişkileri okumak, bütün resmi algılayarak neyi nasıl söyleyeceğini ya da ne zaman konuşacağını bilmek çok önemli bir yetkinliktir.
İnsan Yönetimi profesyoneliyseniz yaptıklarınız ya da yapmadıklarınızla en başta kendinizin olmak üzere birçok kişinin hayatını etkileyebilirsiniz. Bu büyük sorumluluğun bilincinde stratejik ortak olarak yönetimde yerinizi garanti etmek istiyorsanız davet edilmeyi beklemeyin. Bir iş lideri gibi davranın, proaktif olun, iş sonuçlarına direkt katkıda bulunacak çalışmalarınıza başlayın. Bunu başardığınız anda tüm kapıların zaten ardına kadar açık olduğunu keşfetmenin mutluluğunu yaşarsınız.

Bir Cevap Yazın