Kurtarıcı mı, Etkin Lider mi olmayı seçiyorsunuz?

İnsanlar genellikle değiştiremeyecekleri, değiştirebileceklerini fark etmedikleri ya da konfor alanlarını bozmak istemedikleri konularla ilgili şikayet ederler. Değişim gerektiren bir durumla karşılaştıklarında Kübler-Ross’un değişim eğrisindeki inkar ve pazarlık aşamalarında takılı kalıp, kabullenme ve adaptasyon aşamalarına bir türlü geçemezler. Etrafınızda sürekli şikayet eden ancak çözüm bulmaya yönelik herhangi bir aksiyon almayan kişilere rastlıyor musunuz?
Yöneticisi değişen bir ekip düşünün.Yeni yöneticinin iş yapma şekli kişilerin konfor alanını bozabilir. Daha yoğun çalışmaları ve farklı işler yapmaları gerekebilir. Bu durumdan şikayet eden kişilerin, genellikle hayata karşı tutumlarının pasif, adaptasyon becerilerinin henüz gelişmemiş olduğunu gözlemleriz. Şikayet etmeyen kişiler, değişime kolay adapte olabilirler. Konfor alanları bozulduğunda “tepki” vermez, etki alanları içerisinde düşünerek eyleme geçerler.
Karpman, sağlıklı olmayan iletişimde kurban, suçlayıcı ve kurtarıcı rollerine bürünmemizi drama üçgeni kavramıyla anlatır. Bu rollere masallarda külkedisi, cadı ve asil prens; filmlerde masum insan, kötü adam ve kahraman olarak rastlarız.
Şikayet eden kişi kurban rolündedir. Bu durumda şikayeti dinleyen kişinin iki seçeneği vardır. Kurtarıcı rolüne soyunup kişiyi kurtarabilir ya da şikayete gelen kişinin farkındalığını artırarak problemin çözülmesini sağlayabilir. Birincisi kolaydır, kişi bu rolü üstlenerek mağdurlara yardım ettiğini, yapılması gerekeni yaptığını düşünür. Aynı zamanda iletişimde anne-baba rolünü üstlenerek diğer kişinin sürekli kendine bağımlı ve kurban rolünde kalmasına neden olur. Yakından incelediğimizde, bu kişilerin diğer insanlara ihtiyaçları olmasa da yardım etme eğilimlerinde olduklarını görebiliriz.
Aslında şikayette bulunan kişi dolaylı olarak şunları söyler: “Ben problemlemlerimi kendim çözemiyorum”, “Şikayet ettiğim kişiyle direkt iletişime geçecek etkin iletişim ve çatışma yönetimi yetkinlik ve/veya motivasyonum, cesaretim yok”, “Konfor alanım bozuldu, ben değişmek istemiyorum.” “O adapte olsun”. “Tüm bunları dile getiremeyecek, bu olayı yönetemeyecek kadar da çaresizim.”
Kurtarıcı rolünü kabul etmemek ilişkiyi yetişkin düzlemine çeker. Yani şikayette bulunan kişi artık kurban ya da çocuk rolünde kalamaz. Sorumluluk alacağı yetişkin rolünü üstlenmesi gerekir. Kolay bir seçim olmadığı gibi etkin bir liderlik ve kişisel olgunluk da gerektirir. Bunu yapabilmek için kişi, olayları sistemsel ve bütünsel bir bakış açısıyla objektif olarak değerlendirebilmeli ve egosunu yönetebilmelidir.
Kurumsal olmayan, sağlıksız iletişimin olduğu ve etkin liderliğin eksik olduğu organizasyonlarda kurban, suçlayıcı ve kurtarıcı rollerine üstlenen kişilere çok sık rastlanması şaşırtıcı değildir. Bu organizasyonlarda tıpkı masal ve filmlerde olduğu gibi sahte kahramanlar “uyduruk” problemleri çözmekle uğraşırlar ve gerçek işe daha az zaman ayırırlar. Bu nedenle de şikayet edenlerin yani pasif agresif tutum izleyenlerin sayısı fazladır.
Etkin liderliğin olduğu organizasyonlarda ise sağlıklı, direkt ve şeffaf iletişimin özendirildiği bir yönetim kültürü ve platformlar vardır. Kişileri sorumluluk almaya özendiren yönetim kültürü, kurban rolünün üstlenilmesine izin vermez. Yöneticiler etkin bir lider olarak çalışanların bağımsızlığına ve gelişimlerine önem verirler.
Sizler organizasyonlarınızda insan yönetimi rollerindeyseniz ekibinizin sağlıklı iletişim alanında gelişimini sağlayarak, bu rollerle ilgili farkındalıklarının artmasını sağlayabilirsiniz. Bu olayla ilgili bireysel olarak farkındalığınızın artması, bir şekilde size biçilen ya da bilinçli olmadan üstlendiğiniz bu rollerin farkına varmanızı ve iletişiminizi sağlıklı bir seviyeye çekmenize yardımcı olur. Böylece sahte kahramanlar “uyduruk” problemleri çözmekle uğraşırken, etkin bir lider olarak sağlıklı ilişki yönetimiyle hedefinize doğru takımınızla ilerlemenin tadını çıkarırsınız.

Bir Cevap Yazın