Kule Hayali

Değerli PY Okurları,

Yaz mevsimine bir türlü merhaba diyemediğimiz bu günlerde sizlere “sıcak” bir merhaba diyerek yazıma başlamak istiyorum. Sizlerin de takip ettiği gibi PERYÖN olarak gönüllülerimizle birlikte Türkiye’de insan yönetimini geliştirmeye yönelik çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.

En iyi insan yönetimi uygulamalarına sahip olan şirketlerin ödüllendirildiği PERYÖN İnsan Yönetimi Ödülleri sistemimizi yeniliyoruz ve ayrıca PERYÖN Akademi olarak da yeni bir İnsan Yönetimi Uzmanlık gelişim programı başlatıyoruz. Yönetim Kurulu üyelerimiz, dernek profesyonelleri ve uzman ve akademisyenlerden oluşan gönüllülerimizin de desteğiyle aylardır süregelen çalışmalarımızla ilgili sizleri önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı bilgilendireceğiz.

2015 Kongremiz ve 2016 Dünya kongresi çalışmalarımız da eş zamanlı olarak devam ediyor. Bu sene de gündem yaratacak konuları sizlerle buluşturacağız. Gönüllülerimizin işbirliği ve desteğiyle her sene çıtayı yükselttiğimiz kongre etkinliğimizi Dünya kongresiyle birlikte Uluslararasi platforma taşıyor olmak da bizi gururlandırıyor.

Aslında herşey bir hayalle başlıyor. Yazılarımı takip edenler zaman zaman 4 yaşındaki kızım ve ondan öğrendiklerimden bahsettiğimi bilirler. Zaman zaman birlikte legolardan kule yaparız. Aslında farklı renklerden oluşan kare, dikdörtgen plastikleri üst üste koyarız. Birbirine benzeyen kuleler yaparız ancak hayal gücümüzün sayesinde bu kuleler bazen robot, bazen insan bazen de gökdelen olurlar. Bazen kendimi kaptırdığım ve kuleler yıkıldığı zaman üzüldüğüm de olur… Kızım için bu her zaman bir oyundur ve her aşamasında çok eğlenir.

Şu an düşününce aslında bilgi çağında çalışanların yaptığı işlerin de kule yapmaktan pek farklı olmadığını görüyorum. Düşünsenize işyerlerimizde de aslında sürekli kuleler yapıyoruz. Şanslıysak kendimizin ancak çoğu zaman da başkalarının hayallerini gerçekleştiriyoruz. Birbirinin benzeri aksiyonları yapıyoruz ancak sonuçta hepsi farklı bir ürüne dönüşüyor. Yani biz sunumlar, görüşmeler, toplantılar yapıyoruz, excel ve word dosyalarıyla uğraşıyor, raporlar, emailler yazıyor, telefonlara cevap veriyoruz. Her ay, her gün ve her saat o kulelerin küçük küçük parçalarını üst üste koyuyoruz. Bazen yıkıldığını görüyoruz üzülüyoruz; bazen bittiğini görüp kendimiz yenisine başlamak için yıkıyoruz; bazen ise ne olduğunun farkına bile varmıyoruz.

Merak ediyorum tüm bunları yaparken hangi hayali gerçekleştirdiğimizin ve çocuksu oyuncu yönümüzün farkında olsaydık hayatımız nasıl farklılaşırdı?

Yöneticiler size seslenmek istiyorum… Ekibinizden birinden basit bir excel tablosu istediğinizde onunla hayalinizi paylaşın, bu tablonun tıpkı kule yapıyor gibi hangi parça olduğunu anlamasını ve ne kadar önemli bir iş yaptığının farkına varmasını sağlayın. Hata yapmanın öğrenmenin bir parçası olduğunu ve tıpkı bir çocuk gibi işimizi yaparken heyecan ve eğlenceyi de unutmamız gerektiğini de hatırlatın. Belki bu iş normalden daha çok vaktinizi alacak ancak göreceksiniz iş stresini azaltacak ve kısa sürede verimlilik, bağlılık ve motivasyonun da yükseldiğini gözlemleyeceksiniz.

PERYÖN’de tüm çalışmalarımızı gönüllülerimizin ve insan yönetimi gelişimine gönül vermiş firmaların desteğiyle yürütüyoruz. İdeallerinizi gerçeğe dönüştürmek ve potansiyelinizi geliştirmek için fikirlerinizi, projelerinizi ve çalışmalarınızı PERYÖN’le paylaşın. Şunu hatırlatmak isterim ki bugün sizleri buluşturduğumuz birçok proje geçmişte gönüllülerimizin birer hayaliydi… 44 yıllık geçmişe sahip derneğimiz bu hayaller ve keyifli, keyfi olmayan emek yoğun çalışmalarla gelişip büyüdü ve bugünkü halini aldı.

Bu vesileyle geçmişten bugüne ve geleceğe PERYÖN’ün çalışmaları için gönlünden parça koyan ve koyacak desteğini esirgemeyen herkese emekleri için teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum.

İyi ki var oldunuz, iyi ki varsınız.

Sevgi ve Saygılarımla,

 

Bir Cevap Yazın